7 Eylül 2009 Pazartesi

Kaçıştan kaçmak

O akılcılığını, yakın çevresinin kendisine yüklediği sıkıntı ve depresyondan kaçmak ve kurtulmak için kullanmıştı.

Şimdi ise bu akılcılığı anlamayı zorlaştıran şey, onun bir zamanlar her şeyden kaçmak için kullanılmış olması ama bu kaçışın çok başarılı olması sebebiyle ,bugün işin renginin bu kaçıştan kaçmaya çalışmaya dönüşmüş olmasıdır.

5 yorum:

Bleu dedi ki...

Kaçış başarılı olmuşsa neden bundan kaçmaya çalışıyor?

zibidi dedi ki...

Sanırım burda kullanılan mantık paradoksal bir mantıktır.Paradokslar özü itibariyle genel durumların tekrar kendisine dönmesiyle oluşan,döngüsel çelişkilerden kaynaklanan akıl yürütmelerdir ya işte bu nedenledir ki yazıda ki akılcılığın sahibi de bize oyun oynamaya kalkışan sarkık sarkaçlı bir duvar saati olabilir.Ama paradoksun en güzel tarafı her iki önermeninde öyle olmak zorunda olmamasıdır.
Aşağıda ki cümle doğrudur.
Yukardaki cümle yanlıştır.
işte yukarıda ki örnekte olduğu gibi.Yoksa aşağıdaki mi?
Tüm bunlardan sonra hala kaçıştan kaçışla ilgili şüphelerimizden şüpheleniyorsak konuya zevkle devam edebiliriz.

zibidi dedi ki...

Kaçıslarımız çoğu zaman hoşnut olmadığımız gerçekliklerimize karşı planladığımız eylemlerdir.Bizi kaçışa iten olguların içsel başarısı ve devasa varlığı tüm benliğimizi ezmeye başladığında çoğu zaman hemen bir kaçış planlayıverir ve uygulamaya koyarız.Bu noktada kaçış başarılı olmazsa önceki gerçekliğimiz kürkçü dükkanına dönen akılsız bir tilki gibi kabul eder varlığımızı.Ama ya başarılı olmuşsak...
Bu noktada başarılı kaçışımız yeni gerçekliğimiz olmaz mı?Hemde kaçış planları yapmamıza neden olan eski gerçekliklerimizin tümünüde kapsayan.Şimdi daha bir ağır değilmidir yükümüz,şimdi daha bir acıtmaz mı canımızı, kaçışla dürülü gerçekliğimiz?Nereye kaçsakta hep kendimizi de yanımızda taşımamızdandır herhalde yorgunluğumuz.Kaçıştan vazgeçip sonunda hep kendimize kaçmazmıyız?

Bleu dedi ki...

Aslında bir yalanı yaşıyor ve o yalan onun yeni gerçeği..
belki mutludur orada.

zibidi dedi ki...

Bu kaçıştan kaçmak pardoksunun yaratıcısı için yaşadıkları pek bir gerçek aslında.Asıl yaşadıklarının içine nüfus edememe,dahil olamama sorunu yaşadığı.bir yerinden eklemlenmiş bu duruma ama gerçeğin ta içinde olamamak biraz acıtıyor olsa gerek canını.Bir yalanı yaşadığı fikri ise onu derinden yaralar, duymuş olsa.Cünkü acıtıcıda olsa hep gerçekliği yaşamaktan bahseder bana,tüm işkencesine rağmen.Ama sonuçta onunda bir karanlığı vardır kendine has herhalde.Ama bu karanlık dehlizlerinde bile yalanla değil ama dürüstlükle korkusuzca gezilebilir.O sadece dürüstlüğün olduğu yerde mutlu hisseder kendini.