3 Eylül 2009 Perşembe

Doğum

Gün, 5,30 gibi ağarmaya başladı.6 gibi de o kızıl yuvarlağın ucunu gördüm köprünün ayaklarının arasından.Dünya ya gelmeye çalışan bir bebeğin ,annesinin kasıklarının arasından başını uzatması gibiydi hali.Yandaki binanın balkonunda da bir adam var; benimle birlikte doğmaya çalışan yeni günü izleyen."Acaba o duyabiliyormudur?" diye düşündüm bir ara ,doğan günün çığlıklarını.Sonra susturdum düşüncelerimi telaşla, belki benim çığlıklarımı da duyabiliyordur endişesiyle.

1 yorum:

derviş dedi ki...

hahahahaaaaaaaa...
bu hikayede leylek eksik, hemde çok amaçlı leylek...
1-annenin kasıklarının arasından doğanı getirecek olan leylek
2-sana kaçan yılanı çıkaracak olan leylek
3-çığlık çığlığayız bu sonbahar, genç ruhların ölü olduğu bir dönemde ne güzel bir kalbimizin olduğunu bilmek...
4-yoldayız, yolun bir yerlere varmak zorunda olmadığını bilerek, NE GÜZELLLLL !!